 |
Ana
yüreği |
 |
.
Yaşantımızdan bir an,
günlük hayattan bir kesit, belki bir
fotoğraf, bir film karesi de olsa bizi
düşünmeye sevk etmeli. Karlı bir kış
gecesi evimizin salonunda televizyon
seyrederken koltuklarında uyuya kalmıştı
karım ve kızım. Film bittiğinde her
ikisine de; "Haydi kalkın, yataklarınıza
geçin, burada uyuya kalmayın." diyerek
yatak odama çıktım. Biraz sonra gelen
karıma kızımın da odasına geçip
geçmediğini sordum.
“Henüz geçmedi” dedi, ama kulağı
kapıdaydı. Bekledi, bekledi rahat
edemedi. Sağına döndü, soluna döndü;
birkaç dakika sonra hasta olmasına
rağmen kalktı, aşağı salona indi.
Anlamıştım. Evladına olan derin sevgi,
şefkat, muhabbet, endişe dolu ana yüreği
onu rahat bırakmamış yavrusu orda uyuya
kalırsa gece üşüyebileceği, neticede
hasta olabileceği endişesiyle hiç
üşenmeden onu kucaklamaya, yatağına
yatırmaya gidiyordu.
Ne kadar büyük bir sevgi, ne
kadar büyük bir duyarlılık. Acaba bu
davranışı başka kim gösterebilirdi ona?
Uzak, yakın tanıdığım bütün kadınlar
geçti gözümün önünden. Hiçbiri bu role
uygun değildi. "Aman, bebek değil ya
koskoca kız! İki üç defa söyledik. Keyfi
bilir." der huzur içinde yatardı herkes.
ANA'dan başka! Dünyada milyonlarca insan
içinde bana, sana, ona, herhangi
birimize bu kadar büyük sevgi ve
muhabbetle yaklaşabilen kaç kişi vardır
acaba?
Eğer varsa ne yaparız ona? Sarılır,
binlerce minnet ve şükranlarımızı ifade
etmeye çalışırız değil mi? (Bir fincan
çay ikram edene iki defa teşekkür
ederken.) Ama mumla arasak bulamayız.
Sadece ve sadece bir kişi vardır bize bu
büyük sevgiyi gösterebilen.
ANA!.. Biraz da baba. İşte bu
duygularla sarılacaktı şimdi yavrusu
anasına. Ellerinden, yanaklarından
öpecek, sağ ol ana, nasıl öderim hakkını
sana… Ben öyle düşünürken sesler
geliyordu kulağıma; (yumuşak ve sevecen)
- Kalk yavrucağım, geç yerine,
üşüteceksin burada. (Biraz sert ve
hoşnutsuz) - Ne uyandırıyorsun! Üşürsem
kalkmayı bilmeyecek miyim ben?..
Evet on dört-on beş yaşlarında bir
çocuk üşürse sanırım kalkmayı bilecekti;
ama onu sonsuz seven tek yüreğin
hassasiyetini, endişesini asla. Belki
onu da bilecek; ama artık o yanında
olmayınca. Aklımdan geçenleri ana'ya
açtığımda; ana yüreğinden gelen
karşılıksız, derin sevgisinin sesi: -
Çocuk nasıl düşünsün bunları uykusunun
arasında, diyordu yavaşça. *** Çok
haklıydı. Hepimiz "hayat boyu uykuda"
değilmiyiz birçok hususta?
Dr. Yalkın Bektöre / Eskişehir
..