web tasarım, e-ticaret web sitesi
|
|
|
|
|
|
web tasarım, e-ticaret web sitesi

..:: Menü ::..
..:: Beşinci Boyut ::..
..:: Geri Sayım ::..
 

 

                                      Ana yüreği
.    

   Yaşantımızdan bir an, günlük hayattan bir kesit, belki bir fotoğraf, bir film karesi de olsa bizi düşünmeye sevk etmeli. Karlı bir kış gecesi evimizin salonunda televizyon seyrederken koltuklarında uyuya kalmıştı karım ve kızım. Film bittiğinde her ikisine de; "Haydi kalkın, yataklarınıza geçin, burada uyuya kalmayın." diyerek yatak odama çıktım. Biraz sonra gelen karıma kızımın da odasına geçip geçmediğini sordum.

“Henüz geçmedi” dedi, ama kulağı kapıdaydı. Bekledi, bekledi rahat edemedi. Sağına döndü, soluna döndü; birkaç dakika sonra hasta olmasına rağmen kalktı, aşağı salona indi. Anlamıştım. Evladına olan derin sevgi, şefkat, muhabbet, endişe dolu ana yüreği onu rahat bırakmamış yavrusu orda uyuya kalırsa gece üşüyebileceği, neticede hasta olabileceği endişesiyle hiç üşenmeden onu kucaklamaya, yatağına yatırmaya gidiyordu.

 Ne kadar büyük bir sevgi, ne kadar büyük bir duyarlılık. Acaba bu davranışı başka kim gösterebilirdi ona? Uzak, yakın tanıdığım bütün kadınlar geçti gözümün önünden. Hiçbiri bu role uygun değildi. "Aman, bebek değil ya koskoca kız! İki üç defa söyledik. Keyfi bilir." der huzur içinde yatardı herkes. ANA'dan başka! Dünyada milyonlarca insan içinde bana, sana, ona, herhangi birimize bu kadar büyük sevgi ve muhabbetle yaklaşabilen kaç kişi vardır acaba?

Eğer varsa ne yaparız ona? Sarılır, binlerce minnet ve şükranlarımızı ifade etmeye çalışırız değil mi? (Bir fincan çay ikram edene iki defa teşekkür ederken.) Ama mumla arasak bulamayız. Sadece ve sadece bir kişi vardır bize bu büyük sevgiyi gösterebilen.

ANA!.. Biraz da baba. İşte bu duygularla sarılacaktı şimdi yavrusu anasına. Ellerinden, yanaklarından öpecek, sağ ol ana, nasıl öderim hakkını sana… Ben öyle düşünürken sesler geliyordu kulağıma; (yumuşak ve sevecen) - Kalk yavrucağım, geç yerine, üşüteceksin burada. (Biraz sert ve hoşnutsuz) - Ne uyandırıyorsun! Üşürsem kalkmayı bilmeyecek miyim ben?..

Evet on dört-on beş yaşlarında bir çocuk üşürse sanırım kalkmayı bilecekti; ama onu sonsuz seven tek yüreğin hassasiyetini, endişesini asla. Belki onu da bilecek; ama artık o yanında olmayınca. Aklımdan geçenleri ana'ya açtığımda; ana yüreğinden gelen karşılıksız, derin sevgisinin sesi: - Çocuk nasıl düşünsün bunları uykusunun arasında, diyordu yavaşça. *** Çok haklıydı. Hepimiz "hayat boyu uykuda" değilmiyiz birçok hususta?

                                                   Dr. Yalkın Bektöre / Eskişehir

                                                                                                            ..



 

 

 
 
© 2006 , Tüm hakları Matematik Dersine aittir...................................................................................................Web Designed By : Yılmaz Yazılım
 
inks