 |
Mutlu
bir hayatı Nurdan öğretmene
borçluyum |
 |
.
Hayatımı değiştiren
olayların cereyan ettiği sıralarda
sekizinci sınıftaydım. Okulun bitmesine
2 ay gibi bir zaman kalmıştı ki babamı
elim bir trafik kazasında kaybettik. Bu
olaydan sonra da yaşamımda tatsız bir
sürpriz bekliyordu beni. Babamın
vefatından sonra dedem, “Kadın kısmı
erkeği olmadan büyük şehirde barınamaz.”
deyip bizleri köye götürmeye karar
verdi.
O gece annemle dedem konuşurken ben
de kapının ardında onların kararlarının
ne olacağını dinliyordum. Annem dedeme,
“Baba, kızın okulunun bitmesine 2 ay
kaldı, okulu bitirseydi de öyle
dönseydik bari.” demişti. Dedemin cevabı
ise hâlâ kulaklarımda çınlar, “Bitirecek
de ne olacak sanki, zaten buna gerek de
yok. Okumayı biliyor ya ona yeter. Hem
ben onun kısmetini köyde buldum bile,
iyide başlık veriyorlar.” Evet işte
böyle demişti dedem. Dünyam başıma
yıkılmıştı, ayakta duramadım, yığılıp
kalmıştım oracığa. Sabaha kadar ağladım
o gece. Sabah okula nasıl gitmiştim,
derslere nasıl katılmıştım bilmiyordum.
Beynimde sürekli ‘bu durumdan nasıl
kurtulabilirimin’ planlarını yapıyor,
çok olumsuz fikirlere bile beynimde yer
veriyordum.
Bu fikirler beynimi esir almışken,
matematik öğretmenim Nurdan hanım
omuzuma dokunmuş, ve bana, “Neyin var
Aysima kaçtır sesleniyorum duymuyorsun?”
diyerek yanıma oturmuştu. Artık daha
fazla kendimi tutamadım ve gözlerim
yaşlı hıçkıra hıçkıra kendimi
öğretmenimin kucağına bıraktım ve bütün
olup biteni anlattım. Haksızlığa
tahammülü olmayan Nurdan öğretmen ders
bitiminde bize gitti. Annemle ne
konuştular bilemiyorum; ama akşama annem
dedeme köye dönmeyeceğini, çocuklarının
istikbali söz konusu olduğunda herşeye
göğüs gerebileceğini, hatta dede olarak
kendisinin de buna katkıda bulunması
gerektiğini söylüyordu.
İşte herşey bundan sonra değişti.
Nurdan öğretmenimin çabaları sonucu
annem bir işe girdi. Ben ve
kardeşlerimin de eğitimle ilgili bütün
harcamalarını karşılayacak düzenli burs
ayarladı. Ta ki herbirimiz
mesleklerimizi elde edinceye kadar. Ne
olmam gerektiğine o an karar vermiştim.
Öğretmen olacaktım. Ben de Nurdan
öğretmenim gibi kız çocuklarının maddi
çıkarlar uğruna feda edilmemesi, onların
da her türlü hakka sahip birer birey
olarak yetiştirilmesi için elimden
geleni yapacaktım. Şu an sevdiğim
mesleği yapıyorsam, mutlu mesut bir
yuvaya sahipsem bunu Nurdan öğretmenime
borçluyum. Kendisine müteşekkirim ve ona
bir hayat borcum var.
Nurdan öğretmen şu an emekli; ama
yine de topluma yeni Aysimalar
kazandırmaya devam ediyor.
Aysima Eren, Rize
..