 |
‘Sınavı
kazanamayacağım’ mı diyorsunuz? |
 |
.
EBRU KODAK-REHBERLİK UZMANI
Kaygı, sınava hazırlanan her öğrencide
bulunan ruhsal gerginlik halidir. ÖSS ve
OKS, öğrencilerin literatürüne girdiği
andan itibaren sınav stresi gözlenir.
Kaygıyı azaltma yollarını öğrenmeye ne
dersiniz?
1- Güven eksikliği; kaygının
en önemli sebebidir. Başaracağınıza olan
inancınız, motivasyonunuzu arttırır.
Öncelikle liseye bitirecek düzeyde olan
her öğrencinin sınavı kazanabileceğini
bilmelisiniz. Bunun sonrasında ise
yapmanız gereken şey; düzenli ders
çalışmak, dolayısıyla konulara hakim
olmaktır. Çözebildiğiniz her soru sizi
hedefinize yaklaştıracaktır.
2- En önemli unsur ÖSS değil,
sizsiniz. Sınav çoğu zaman hayatı
değiştirecek sihirli bir değnek olarak
görülür. Ancak etrafımıza baktığımızda
çok iyi üniversitelerde okuyup işsiz
kalan gençleri, buna karşılık daha düşük
puanla girilen üniversitelerde okuyup,
istediği kariyere ulaşan gençleri
görebiliriz.
3- Öğrencilerin ruh hali
-ergenlik döneminin de etkisiyle-
sürekli olumsuz olanı algılamaya
odaklanmıştır. Üstelik öğrenci, her
olumsuzluğu ÖSS ile bağdaştırabilecek
kadar da yeteneklidir. ‘Hava karanlık,
birazdan yağmur yağacak. Havanın puslu
hali beni bunaltıyor, çalışmak
istemiyorum. Sınava kadar hava hep böyle
olursa ben hiç çalışamam ve dolayısıyla
sınavı kazanamam.’ diyen öğrencilerin
yanı sıra ‘Hava çok güzel ve güneşli. Bu
havalarda evde oturmak yerine çıkıp
dolaşmak istiyorum ve odamın
penceresinden dışarıda dolaşan insanları
gördükçe ders çalışmak istemiyorum.
Galiba bu insanlar dışarıda hep olacak
ve ben hiç çalışamayacağım, dolayısıyla
sınavı kazanamayacağım.’ diyen
öğrencilere rastlanmakta. Sınavda
başarılı olan öğrenciler, hedeflerine
kilitlendikleri için etraflarında
süregelen hadiselere gerektiğinden fazla
anlam yüklemezler bunu unutmayın.
4- Genelleme yapmayın. Daha
önce başarısızlık tecrübeleri olan
öğrenciler; yine aynı sonucu elde
edeceklerini düşünürler, hatta bundan
emindirler. Öğrenciler; başarılı olmak
için hiçbir çaba sarf etmediyseler, kötü
bir sonuç bekleyebilirler. Ancak daha
önceki tecrübelerden ders çıkartıp, aynı
hataları tekrarlamamak üzere karar veren
bireyler, bu sınavdan alınlarının akıyla
çıkacaklardır.
5- Öğrencilerin birbirlerinden
dinledikleri hikayeler olumsuz etki
yapar. Bunların içinde en yaygın
olanları, heyecandan, bildiği her şeyi
unutan öğrenci hikayeleridir. Adayların
heyecanlandığı, evdeki ya da deneme
sınavlarındaki gibi olmadığı doğrudur.
Heyecan, sınava giren bir öğrenci için
olağan bir durumdur. Yaşamımızda önemli
olan olaylar, bizi heyecanlandırır.
Heyecan dengede tutulursa, fayda bile
sağlayabilir. Bunun için adaylar, bu tür
söylentileri dikkate almamalı ve
heyecanlarını dengede tutmak için sık
sık deneme sınavı çözerek prova
yapmalıdır.
6- Aile ve çevreniz sizden
başarı bekler. Bu olağan bir durumdur.
Öğrenciler başarılı olamadı ise,
sevgileri ve güvenleri azalmaz. Güvenin
azalması için, adayların kazanmak için
hiç çaba sarf etmemiş dolayısıyla
sorumluluklarını yerine getirmemiş
olması gerekir. Siz eğer böyle bir
davranışta bulunursanız, yakınlarınızın
önce vicdanı tarafından yargılanırsınız.
Gerekli çabayı sarf etmenize rağmen
kazanamazsanız, ‘kötü gibi görünen
şeylerde, bir hayır olduğunu’ düşünmeli
ve başarının tek adresinin ÖSS
olmadığını bilmelisiniz.
Kaygının faydası
da var!
Eğitim psikolojisi alanında yapılan
deneyler; orta düzeyde kaygının,
öğrencilerin başarısını arttırdığını
göstermekte. Orta düzeyde kaygı,
öğrencinin dikkatini toplamasını sağlar.
Öğrenci sınavla ilgili hiçbir kaygı
taşımıyorsa, bu sınavı ve üniversite
eğitimini önemsemediğini gösterir.
Önemsemediğimiz şeylere dikkat etmez ve
elde etmek için çaba sarf etmezsiniz.
Kaygı, yıl içerisinde de, adayı
çalışmaya sevk eden bir güçtür. Sınav
yaklaştıkça öğrencilerin daha fazla
çalıştıkları gözlemlenmektedir. Bunun
nedeni, bu dönemde kaygının artmasıdır.
EBRU KODAK-REHBERLİK UZMANI
..